reklamlar

haberler

manşet haberler

Personel Gazete Sağlık Personeli PersonelSaglik.NET

24 Nisan 2016 Pazar

Meral Akşener'den KPSS açıklaması

 

 

 

Bursa'ya gelen Akşener, Atatürk Spor Salonu'nda düzenlenen programda partililere hitap etti.

Merak Akşener, "Şimdi bize bunlar 'koltuk meraklısı' diyorlar. Evet, ben ve arkadaşlarım sizin adınıza koltuk meraklısıyız. Çünkü ülkücü gençlik, kavruk Anadolu çocukları ya taşeron yanına yada uzman çavuşluğa mahkum edildi bu ülkede. KPSS'den 80-85 puan alan hiçbir gencimiz herhangi bir yere atanamıyor. 35 puan alanlar valinin özel kaleminde, rektörlüğün özel kaleminde, belediye başkanlarının özel kalemlerine 1 ay içerisinde getiriliyor. 1 ay sonra sizin yerinize, sizin hakkınızı alarak o makamlara, o kadrolara oturuyorlar. Onun için biz sizin adınıza, gençlerimizin adına, kadınlarımızın adına bütün koltuklara talibiz. Ben bir televizyon programında dedim ki önce başbakan olacağım, Milliyetçi Hareket Partisi iktidar olacak. Allah'ın izniyle olacağız. Milletimiz bu sözümü aldı, kabul etti. Ülkücü irade bu sözümü aldı, kabul etti." şeklinde konuştu.

 

 

Gündeme Bomba Gibi Düşen Haber : 'Kıdem tazminatı yarıya düşsün' !!

Kalkınma Bakanlığı’nın kıdem tazminatı için yaptığı çalışma büyük tartışma yaratacak. Bakanlık işçilere ödenilen kıdem tazminatı miktarının da işverenin aylık olarak yatırdığı prim miktarının da yarıya düşürülmesini önerdi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, kıdem tazminatıyla ilgili çalışmalarını sürdürürken Kalkınma Bakanlığı’ndan çok tartışılacak bir öneri geldi. Bakanlık yayını olarak dikkate sunulan uzmanlık tezinde, fona dönüşecek bir kıdem tazminatında ödenecek tutarların yarıya düşürülmesi, aylık olarak işverenlerin de yüzde 3.5 oranında (şu anda bu oran yüzde 8.33) katkı yapması durumunda sürdürülebilirlik sağlanacak. Aksi takdirde, fon büyük açıklar vererek ilerleyecek. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu’yu ziyaret eden bir derneğin “Kıdem tazminatında prim oranının yüzde 3.75’e indirilmesi için çalışma başlatıldı” açıklaması da bu öneri mi tartışdı sorusunu gündeme getiriyor. 

AVUSTURYA YAPTI

Kalkınma Bakanlığı uzmanlarından Nafiz Baysal’ın “Dünyada ve Türkiye’de kıdem tazminatı uygulaması, Türkiye’de kurulması öngörülen kıdem tazminatı fonunun finansal projeksiyonu” isimli tezi, bu konuda bugüne kadar yapılmış en kapsamlı çalışma niteliğinde. Diğer ülkelerdeki kıdem tazminatı reformlarına da yer verilen tezde, Türkiye’de kurulacak yeni sistemin de alternatiflere göre projeksiyonu yapıldı. Şu anda kıdem tazminatı olarak her bir yıl için bir aylık (giydirilmiş) ücret ödenmesinin yalnız geçmişe ilişkin olarak değil, geleceğe yönelik olarak da kazanılmış hak olarak algılandığı ve bu parametrede değişiklik yapılmasına şiddetle karşı çıkıldığı belirtilen çalışmada, “Avusturya’da ise işçi kesiminin de onayıyla varılan uzlaşma sonucunda başlanan yeni sistemde, 3 yıl ile 37 yıl arasında kıdemi olan işçilerin tamamı, yeni sistemde daha az miktarda kıdem tazminatı alıyor” denildi. Avusturya’daki sistemin katkı esasına göre çalıştığı ve devletin yalnızca bireysel hesaplara kıdem tazminatı primi olarak yatırılan tutarları garantiye aldığı belirtilen tezde, Türkiye’nin ise “bireysel hesap yaklaşımı” ve “fon kurulması” şeklinde iki alternatife sahip olduğu belirtildi.

Bakanlık ne öneriyor?

ÖNCE KIDEM SONRA SSK PRİMİ

Bireysel hesap yaklaşımı, bazı Latin Amerika ülkelerinde ve Avusturya’da uygulanıyor ve belirlenmiş katkı esasına dayanıyor. Bireysel hesap yaklaşımının tercih edilmesi durumunda, işverenlerin kıdem tazminatı prim borçlarının birikmesini engellemek için, bu primler işçilerinin hesaplarına yatırılmadıkça sosyal sigorta primleri ve vergilerinin yatırılmasının önüne geçilmeli. Bankayı seçme hakkı işçiye verilmeli, bankalara bireysel hesaplara ilişkin getiri oranlarını ve bu getirileri elde etmek için kullandıkları enstrümanları paylaşma zorunluluğu getirilmeli ve işçilere belirli aralıklarla bankayı değiştirme hakkı tanınmalı.

GERİYE DÖNÜK HAKLAR KORUNMALI

Kıdem tazminatı fonunun kurulmasının en önemli sosyal faydalarından birisi ise iflas eden şirketlerden kıdem tazminatı alacaklarını tahsil edemeyen işçilerin alacaklarını garantiye alması. Bununla birlikte, kamu finansmanında açık vermeden, fonun ekonomik olarak sürdürülebilir biçimde kurgulanması temel öncelik olmalı. Kıdem tazminatı fonunda, uygulamaya gireceği tarih itibariyle kazanılmış hakların geriye dönük olarak korunması gerekir.

KIDEM TAZMİNATI YARIYA İNERSE

Fon ihtimalinde, ancak kıdem tazminatı miktarının yarıya indirildiği ve bunun sonucunda kayıtlı istihdamda oluşması beklenen artışın da göz önüne alındığı senaryoda, kıdem tazminatı prim oranı yüzde 3.32 olarak belirlenirse, fon 2083 yılına kadar açık vermez. Bununla birlikte fonun finansal sürdürülebilirliği de göz önünde bulundurulduğunda, kıdem tazminatının yarıya indirildiği senaryoda kıdem tazminatının yüzde 3.32’den yüksek bir düzeyde belirlenmesi gerekir. Bu oranın yüzde 3.5 olarak tespitinin daha doğru olacağı düşünülmektedir.

DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA

KIDEM tazminatıyla ilgili olarak geçtiğimiz günlerde dikkat çekici bir açıklama da yapıldı. Hadımköy-Arnavutköy Sanayici ve İş Adamları Derneği (HASİAD) Başkanı Hüseyin Bozdağ, Çalışma Bakanı Soylu’yu makamında ziyaret ettikten sonra bir açıklama yaptı. Bazı gazetelerde yer alan açıklamada HASİAD Başkanı Bozdağ, “Çalışma Bakanı Soylu, ‘Bireysel Kıdem Tazminatı’ hesabı açılarak işverenin bu konudaki yükünün hafifleyeceğini işaret ederek, kıdem tazminatıyla ilgili yüzde 8.33 olan rakamın kademeli olarak yüzde 3.75’e indirilmesi için çalışma yaptıklarını belirtti” ifadelerini kullandı. Şu anda her yıla bir brüt ücret kadar kıdem tazminatı alınıyor. Bu da yüzde 8.33 oranında prime karşılık geliyor.

(Hürriyet)

MEBin süt izni yazısı yok hükmündedir

Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü Süt İzni konusunda 06.01.2016 tarih ve 160504 Sayılı Yazısı ile;

"1-İkili öğretim yapılan eğitim kurumlarında görev yapan sınıf öğretmenlerinin haftalık ders programlarının; hangi dönemde görev yapmak istedikleri göz önünde bulundurularak düzenlenmesi; tekli öğretim yapılan eğitim kurumlarında görev yapan sınıf öğretmenlerinin haftalık ders programlarının ise öğretmen ile okul idaresi işbirliği içinde dersleri aksatmayacak şekilde düzenlenmesi,

2-Diğer alanlarda görev yapan öğretmenlerin ders programlarının süt izni istekleri de göz önünde bulundurularak dersleri aksatmayacak şekilde düzenlenmesi gerekmektedir."

Açıklamalarında bulunarak, İl Milli Eğitim Müdürlükleri talimatlandırılmış, idareye süt izni saatinin belirlenmesi konusunda geniş takdir yetkisi verilmiştir.

Biz bu yazının 23.07.1965 tarihli ve 12056 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 104. maddesinin (D) fıkrasındaki; "D) Kadın memura, çocuğunu emzirmesi için doğum sonrası analık izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk altı ayda günde üç saat, ikinci altı ayda günde bir buçuk saat süt izni verilir. Süt izninin hangi saatler arasında ve günde kaç kez kullanılacağı hususunda, kadın memurun tercihi esastır." hükümlerine,

Devlet Personel Başkanlığının 30.05.2013 tarih 7617 sayılı görüş yazısındaki; "süt izninin personelin tercihi esas alınmak suretiyle kullandırılması gerekir." açıklamasına aykırılık oluşturduğunu "MEB'in süt izni görüş yazısı hem kendi görüşlerine hem de DPB görüşüne aykırı" haberimizde dile getirmiştik.

Doğum izinleriyle ilgili olarak, 13.04.2016 tarih ve 29683 ayılı Resmi Gazetede Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Devlet Personel Başkanlığı) tarafından yayımlanan Kamu Personeli Genel Tebliği'nin(Seri No: 6) "Süt İzni" başlıklı (B) bölümü "Süt izninin kullanımı" başlıklı 3. maddesi (b) bendinde; "b) Süt izninin hangi saatler arasında ve günde kaç kez kullanılacağı memur tarafından belirlenir." hükümlerince öğretmen Bakanlığın yukarıda belirttiğimiz yazısındaki gibi değil de istediği saatler de süt izni kullanabilecektir.

Bu nedenle Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünün Süt İzni konusunda idareye takdir hakkı tanıyan 06.01.2016 tarih ve 160504 Sayılı Yazısı yok hükmündedir.

Ahmet KANDEMİR

MEMURLAR.NET

23 Nisan 2016 Cumartesi

MEBin süt izni yazısı yok hükmündedir

Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü Süt İzni konusunda 06.01.2016 tarih ve 160504 Sayılı Yazısı ile;

"1-İkili öğretim yapılan eğitim kurumlarında görev yapan sınıf öğretmenlerinin haftalık ders programlarının; hangi dönemde görev yapmak istedikleri göz önünde bulundurularak düzenlenmesi; tekli öğretim yapılan eğitim kurumlarında görev yapan sınıf öğretmenlerinin haftalık ders programlarının ise öğretmen ile okul idaresi işbirliği içinde dersleri aksatmayacak şekilde düzenlenmesi,

2-Diğer alanlarda görev yapan öğretmenlerin ders programlarının süt izni istekleri de göz önünde bulundurularak dersleri aksatmayacak şekilde düzenlenmesi gerekmektedir."

Açıklamalarında bulunarak, İl Milli Eğitim Müdürlükleri talimatlandırılmış, idareye süt izni saatinin belirlenmesi konusunda geniş takdir yetkisi verilmiştir.

Biz bu yazının 23.07.1965 tarihli ve 12056 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 104. maddesinin (D) fıkrasındaki; "D) Kadın memura, çocuğunu emzirmesi için doğum sonrası analık izni süresinin bitim tarihinden itibaren ilk altı ayda günde üç saat, ikinci altı ayda günde bir buçuk saat süt izni verilir. Süt izninin hangi saatler arasında ve günde kaç kez kullanılacağı hususunda, kadın memurun tercihi esastır." hükümlerine,

Devlet Personel Başkanlığının 30.05.2013 tarih 7617 sayılı görüş yazısındaki; "süt izninin personelin tercihi esas alınmak suretiyle kullandırılması gerekir." açıklamasına aykırılık oluşturduğunu "MEB'in süt izni görüş yazısı hem kendi görüşlerine hem de DPB görüşüne aykırı" haberimizde dile getirmiştik.

Doğum izinleriyle ilgili olarak, 13.04.2016 tarih ve 29683 ayılı Resmi Gazetede Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Devlet Personel Başkanlığı) tarafından yayımlanan Kamu Personeli Genel Tebliği'nin(Seri No: 6) "Süt İzni" başlıklı (B) bölümü "Süt izninin kullanımı" başlıklı 3. maddesi (b) bendinde; "b) Süt izninin hangi saatler arasında ve günde kaç kez kullanılacağı memur tarafından belirlenir." hükümlerince öğretmen Bakanlığın yukarıda belirttiğimiz yazısındaki gibi değil de istediği saatler de süt izni kullanabilecektir.

Bu nedenle Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünün Süt İzni konusunda idareye takdir hakkı tanıyan 06.01.2016 tarih ve 160504 Sayılı Yazısı yok hükmündedir.

Ahmet KANDEMİR

MEMURLAR.NET

TBMM'nin açılışının 96. yıl dönümü

TBMM Tören Salonu'nda gerçekleştirilen tören, Kahraman'ın yerini almasının ardından İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Kahraman, daha sonra kutlamaları kabul etti.

Törene Başbakan Ahmet Davutoğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve kuvvet komutanları, Başbakan Yardımcıları Lütfi Elvan, Mehmet Şimşek ve bazı bakanlar kurulu üyeleri, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Yargıtay Birinci Başkanvekili Seyit Çavdar, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, eski TBMM Başkanları İsmet Sezgin ve Bülent Arınç, YSK Başkanı Sadi Güven, Kamu Başdenetçisi Nihat Ömeroğlu, TBMM Başkanlık Divanı üyeleri, Ankara Valisi Mehmet Kılıçlar, Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, CHP Grup Başkanvekilleri Engin Altay ve Özgür Özel, MHP Grup Başkanvekilleri Oktay Vural ve Erkan Akçay, askeri erkan, bürokratlar, rektör ve dekanlar, yabancı misyon temsilcileri katıldı.

Kutlamalara HDP'den katılım olmadı.

Yıllık İzin Hakkı Değişti!

Bir süre önce TBMM’de kabul edilen 6704 sayılı Kanun’la çalışma hayatında bazı önemli değişiklikler yapıldı. 6704 sayılı Kanun Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylanıp Resmi Gazete’de yayınlandıktan sonra yürürlüğe girecek.

Malum, yaz geliyor. Yazla birlikte çalışanlar da yıllık izin kullanmaya başlayacaklar.

İş Kanunu’nun 56. maddesine göre, yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez. Başka bir ifadeyle, yıllık izin süresinin işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur.

Yıllık ücretli izin hakkı; kıdemi 1 ila 5 yıl olan işçiye (5 yıl dahil) 14 gün, 5 yıldan fazla 15 yıldan az olan işçiye 20 gün, 15 yıl ve daha fazla olan işçiye de 26 gün olarak uygulanıyor.

Yıllık izin kullanımında en önemli sorunlardan birisini iznin en fazla üç parça halinde kullanılma zorunluluğu oluşturuyordu. Öyle ki, işçinin talebi olmasına rağmen izin üç parçadan fazla kullanılamıyordu. İşte 6704 sayılı Kanun bu sorunu çözdü.

Buna göre daha önce yapılan düzenlemede yıllık izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere en çok üçe bölünebilmesi şeklindeydi. Ancak esneklik ile ilgili değişiklik yapılarak, “Yıllık izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü 10 günden aşağı olmamak üzere bölümler hâlinde kullanılabilir” olarak düzenlenmiştir.

Buna göre, yıllık izin süresinin bölünmesinde tarafların anlaşması yanında tek bir şartın gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu şart yıllık izin süresinin bir bölümünün 10 günden az olamayacağıdır.

Örnek vermek gerekirse, 14 günlük yıllık izne hak kazanan işçinin bu süreyi 10+1+1+1+1  şeklinde kullanabilecek.

Burada bir hususu daha belirtmekte fayda var. Hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil günleri izinden düşülmez. 

Yıllık İzin Hakkı Değişti!

Bir süre önce TBMM’de kabul edilen 6704 sayılı Kanun’la çalışma hayatında bazı önemli değişiklikler yapıldı. 6704 sayılı Kanun Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylanıp Resmi Gazete’de yayınlandıktan sonra yürürlüğe girecek.

Malum, yaz geliyor. Yazla birlikte çalışanlar da yıllık izin kullanmaya başlayacaklar.

İş Kanunu’nun 56. maddesine göre, yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez. Başka bir ifadeyle, yıllık izin süresinin işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur.

Yıllık ücretli izin hakkı; kıdemi 1 ila 5 yıl olan işçiye (5 yıl dahil) 14 gün, 5 yıldan fazla 15 yıldan az olan işçiye 20 gün, 15 yıl ve daha fazla olan işçiye de 26 gün olarak uygulanıyor.

Yıllık izin kullanımında en önemli sorunlardan birisini iznin en fazla üç parça halinde kullanılma zorunluluğu oluşturuyordu. Öyle ki, işçinin talebi olmasına rağmen izin üç parçadan fazla kullanılamıyordu. İşte 6704 sayılı Kanun bu sorunu çözdü.

Buna göre daha önce yapılan düzenlemede yıllık izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere en çok üçe bölünebilmesi şeklindeydi. Ancak esneklik ile ilgili değişiklik yapılarak, “Yıllık izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü 10 günden aşağı olmamak üzere bölümler hâlinde kullanılabilir” olarak düzenlenmiştir.

Buna göre, yıllık izin süresinin bölünmesinde tarafların anlaşması yanında tek bir şartın gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu şart yıllık izin süresinin bir bölümünün 10 günden az olamayacağıdır.

Örnek vermek gerekirse, 14 günlük yıllık izne hak kazanan işçinin bu süreyi 10+1+1+1+1  şeklinde kullanabilecek.

Burada bir hususu daha belirtmekte fayda var. Hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil günleri izinden düşülmez. 

Haberdata.com Güncel Son Dakika Haberleri